Ne bir bitişin, ne de başlangıcın haberi saklı
Ne sessiz bir iç çekişin, ne adressiz bir sevincin sarsıntıları
Telaşsız bir günün iz bırakmayan duygusallığında
Kabuğuna çekilmiş gösterişsiz bir gölgeyim.
Ellerim karakalem, yüzlerine sürüyorum
Değişmiyor gördüklerim
Rengarenk bir boşlukta yanılgılarım derin
Konuşursam dökülür kırıkları ayna suretlerinin
Uzaklaşırken gidenler, kalıp veda edenlere has
Kendine acımaya hazır bekler haldeyim
En kibarca reddedilmiş diyecekler duruşuma oysa
Alışkanlıkların hep aynı yerinde tökezlemekteyim
Yağmur hızlandı yürütmüyor, içimde ıslak otlar,
Soldu sevginin rengi, koyu olabildiğince bulutlar
Biraz hayattan kalanlar ve ay donmuş üzerinde gecenin
Hadi git. Gitmeyi bil. En uzak neresi varsa
Yine olmayacak diye bakıyor gözlerin
Soğuk bir yaz bıraktın ne çok hayıflanacak
Susmak da bir ayrılık yolu, bazı vedalar için
11 Haziran 2016 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
BALIKÇI SEVGİLİ, NÜKHET DURU VE YEMEK MASASINDA KELEBEK OLSAM
Yıllar önceydi… Bilgisayarlardan çıktı alabildiğimiz internetsiz zamanlar. Doksanların sonu. Televizyon baskın. Bir programa takıldım. S...
-
Ne bir bitişin, ne de başlangıcın haberi saklı Ne sessiz bir iç çekişin, ne adressiz bir sevincin sarsıntıları Telaşsız bir günün iz bırakma...
-
" Dünya alabildiğine doludur. Dünyada bakışları birbirine benzeyen birçok insanlar, deniz kenarında yıkanır; dağların üstünde buzlar iç...
